SON GELİŞMELER

ABD’de geliştirilen yapay pankreas, yakında şeker hastaları üzerinde test edilmeye başlanacak.

Bu test başarılı olursa, hastalar hormon bozuklukları gibi rahatsızlıklardan ve insülin iğnesi yapmak gibi sıkıntılardan kurtulabilecek. Projeyi yürüten Juvenile Diyabet Araştırmaları Vakfı’ndan araştırmacı Aaron Kowalski ve Michigan Üniversitesi’nden Erik Gordon, yapay pankreasta bir sorun çıkmaması halinde, hastaların 4 yıl içinde pankreasa ulaşabileceklerini söyledi. Johnson&Johnson şirketinin katkılarıyla yürütülen projenin, insülin kullanmak zorunda olan sadece ABD’deki 6 milyon insan için umut ışığı olduğu ifade ediliyor.
Kan şekerini düzenleyecek olan yapay pankreasın, kan şekerinin aşırı düşmesiyle yaşanan körlük de dahil birçok ölümcül rahatsızlığın yanı sıra kan şekerinin yükselmesiyle organların kesilmesine dek varan zararların önüne geçmesi bekleniyor.
 
Tip 1 diyabet gelişimini anlamada yeni bir sayfa

               Tip 1 diyabet immün sistemin pankreasın insülin üreten beta hücrelerine saldırması ile oluşan otoimmün bir hastalıktır. Beta hücrelerin zamanla yıkımı hayat boyu insülin tedavisi gereksinimi doğurur. Klinik hastalık gelişmeden aylar-yıllar önce adacık hücrelerine karşı gelişen otoantikorlar ölçülebilmekte ancak bu antikorlar tespit edildiğinde aşikar diyabete ilerlemeyi önlemede atılacak adımlar için çok geç kalınmış olunabilmektedir.
Finlandiya'da 1994 yılında başlatılan Tip 1 Diyabeti Öngörme ve Önleme Çalışması kapsamında 130,000 yenidoğan tip 1 diyabet genetik riski açısından taranmış ve 8000 riskli bebek 14 yıl boyunca düzenli olarak izlenmiş. Bu çocukların doğum anından itibaren metabolik profilleri ayrıntılı olarak çalışılmış. Sağlıklı çocuklardan farklı bir metabolik profilleri olduğu görülmüş.
Erken yaşta metabolik profilleme tip 1 diyabet riskini belirlemede yardımcı olabilir. Bildirilen sonuçlar oto-immün dönem öncesi yapılacak metabolik veya immün düzenleyici uygulamaların tip 1 diyabeti önlemede yeni potansiyel strateji olarak kullanılabileceği yönündedir.
Son yıllarda Batı ülkelerinde çocuklar ve ergenlerde tip 1 diyabet insidansı belirgin artmıştır. 15 yaşından önce her 120 çocuktan 1'inin tip 1 diyabet geliştirdiği Finlandiya'da insidans rekor düzeylere ulaşmıştır. Yıllık insidans hızla artış göstermekte; sonraki 15 yıl içinde yeni olguların sayısının 2 katına çıkması beklenmektedir.

Oral insülin Oral-lyn faz 3  çalışması pozitif sonuçlar gösteriyor

Generex Biyoteknoloji Firması insülin enjeksiyonlarının yerine kullanılması planlanan ağızdan sprey şeklinde uygulanan insülin ürünü, Oral-lyn'in faz 3 çalışma sonuçlarını yayınladı. Bu sonuçlara göre ilacı 6 ay boyunca kullanan 60 diyabet hastasında öğünlerde yapılan insülin enjeksiyonları ile benzer sonuçlar alınmış. Oral insülin ile herhangi bir yanetki gözlenmemiş. Firma Oral-lyn'in  insülin enjeksiyonlarına alternatif güvenilir, basit, hızlı, etkin ve ağrısız bir yöntem olduğunu, hasta uyumunu arttırarak diyabetin ilerlemesini ve komplikasyonlarının başlangıcını geciktireceğini belirtiyor. Bu ürün halen Hindistan ve Ekvador'da tip 1 ve tip 2 diyabetli hastaların tedavisinde kullanılmakta; dünyada birçok ülkede klinik çalışmaları devam etmektedir.

KÖK HÜCRE BAŞARISI Chicago Northwestern Üniversitesi Tıp Fakültesinden Dr. Richard Burt, "Tip 1 şeker hastalığı tedavisinin tarihinde ilk kez hastalar hiçbir tedavi görmeden, hiçbir ilaç kullanmadan normal kan şekeri düzeyine sahip olarak yaşadı" dedi. Brezilya nın Sao Paulo Üniversitesi nde yapılan araştırmada hastalara, kendi kanlarından elde edilen kök hücreler nakledildi. 15 kişi ile başlanan riskli deneyde hiçbir hasta ölmedi ve hayatlarını tehdit eden kalıcı bir yan etkiyle karşılaşmadı, ancak yöntem 2 hastada işe yaramadı. Tip 1 şeker hastalığı, vücudun parkreastaki insülin üreten hücreleri öldürmesi ile başlayan bir bağışıklık sistemi hastalığı. İnsülin tedavisi kan şekeri seviyesini düzenlemek için kullanılıyor.

Pankreasa saldırıyı durdurmak için

Dr. Burt, kök hücre naklinin, vücudun bağışıklık sisteminin pankreasa saldırmasını durdurmak için kullanıldığını belirtti. Araştırmaya katılan hastaların kan örneklerinden yeni kök hücreler üretildikten sonra, hastalara birkaç günlük yüksek dozlu kemoterapi uygulandı. Kemoterapi vücudun bağışıklık sistemini neredeyse tamamen etkisiz hale getirdi ve hastaların bağışıklık sisteminin, vücudunda kalan az sayıdaki insülin üreten hücreleri yok etmesi durduruldu.Bu işlemden sonra hastaya nakledilen yeni kök hücreler yeni bir sağlıklı bağışıklık sistemi oluşturuyor. Sağlıklı bağışıklık sistemi ise, artık insülin üreten hücrelere saldırmıyor.

Hastalığın ilk aşamasında uygulanmalı

Yöntemin başarılı olması için hastalığın ilk aşamalarında uygulanması gerektiği belirtildi. Hastaların hepsinin yeni şeker hastaları olduğu, insülin üreten hücrelerinin tamamen yok olmadığını belirten Burt, "zamanlama önemli, eğer uzun süre beklerseniz, vücudun kendisini tamir etme imkanı yok olmuş olur" dedi.Araştırmaya katılan hastalar 3 hafta kadar hastaneye kaldırıldı. Hastaların çoğu mide bulantısı, kusma ve saç dökülmesi gibi belirtiler gösterdi, bir hasta da zatürre oldu. Doktorların bir hastada yöntem başarısız olunca ilaç kürünü değiştirdikleri ve bu hastanın eskisinden daha fazla insülin kullanmaya başladığı, ikinci bir hastanın durumunun da eskisinden daha kötüye gittiği kaydedildi. Araştırmayı yapan ekipten Sao Paulo Üniversitesi nden Dr. Julio Voltarelli, geri kalan 13 hastanın, araştırmadan sonra "insülin almadan normal yaşamlarına devam ettiklerini" söyledi. Hastaların araştırmaya değişik zamanlarda alındıkları için insülin kullanmadan yaşamlarına devam edebildikleri sürelerin de değiştiği belirtildi. Araştırma, Brezilya Sağlık Bakanlığı, Genzyme Şirketi ve kan şekeri ölçme cihazları üreten bir şirket tarafından finanse edildi. Araştırmanın sonuçları Amerikan Tıp Derneği Dergisi nde (Journal of the American Medical Association) yayımlandı.

Miami Üniversitesi Diyabet Araştırmaları Enstitüsü nden Dr. Jay Skyler ise, araştırmanın yayımlandığı sayıdaki başyazısında "sonuçları çok heyecan verici ve şeker hastalığı alanında çok ümit verici bir dönüm noktası" olarak niteledi. Ancak bu yöntemin henüz tedavi olarak kabul edilemeyeceği, kök hücre naklinin Tip 1 şeker hastaları için standart tedavi yöntemi haline gelebilmesi için, daha büyük hasta grupları ile ve daha ayrıntılı deneyler yapılması gerektiği belirtildi. Boston daki Joslin Diyabet Merkezi nden Dr. Gordon Weir de sonuçları "etkileyici bulmakla" beraber, bu yöntemin işe yaradığını ve güvenli olduğunu söylemek için çok erken olduğunu belirterek, "insanlara bunun bir tedavi olduğunu söylemek için gerçekten çok erken" dedi. Kök hücre naklinin zararlarının, bu tür deneylere çocukların dahil edilip edilemeyeceği konusunda da şüpheler yarattığı belirtildi.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !